Reklamlar

Emin Çölaşan kendisine gelen nefret içerikli mesajı ve Dolar'ın yükselmesini yazdı...Okunmalı...

Hangisini yazmalı!


Sevgili okurlarım, dünkü yazımda gözümdeki sorundan söz etmiştim. Sizlerden yüzlerce geçmiş olsun mesajı geldi, çok teşekkür ediyorum.
Ancak arada biri vardı ki bunların bize, kendilerinden olmayanlara nasıl kin ve nefretle baktığını gösteriyordu.
Tanju Çakar isimli şahıs üç ayrı mesaj atmış. Aynen iletiyorum:
“- Reisimiz (Tayyip)  24 haziran gecesi yüzde 60 ile başkan. Evelallah sen de o gece kahrından inşallah beynin patlar, rahmetli veya felç olursun. Aminn.
– İnşallah en kısa sürede kör kalırsın.
– Allah (CC) Emin Çölaşan'ı gözleri kör, ağzı yamulmuş, her bir tarafını felç eylesin.”
Bu Tayyipçi kafalar neyin nesidir, bunlar insan mıdır?
Sorsan mutlaka “Ben Müslümanım” diyecektir.
Yetiştirip eğittikleri dindar ve kindar tiplerin sadece bir tek örneğidir.
Şimdi gelelim dün sosyal medyada dolanan bir mesaja!..Dün bu yazıyı yazdığım öğle saatlerinde dolar ve Euro'nun freni yine patlamış durumdaydı.
Dolar 4 lira 86 kuruş, Euro 5 lira 70 kuruş.
Hükümet ve özellikle saray şaşırmış, ne yapacağını bilemiyor…
Şimdi gelelim o mesaja!
“Döviz fiyatlarının aşırı yükselmesi karşısında hükümet yurt dışından ucuz dolar ithal etmeye karar verdi.
Merkez Bankası, ithal edilen dolarların yandaş A.101 ve BİM mağazalarında 3 liradan, toptan fiyatına perakende satış yöntemiyle satılacağını açıkladı.
Ucuz dolarlardan yararlanmak için bu mağazalardan bir seferde bin liralık alışveriş yapılması yetecektir.”
Sonra ikinci bir açıklama geldi:
“Sayın vatandaşlarımız her şey para değil, insanlık da lâzım.
Koşunuz, ucuz dolarları alınız. Kapanın elinde kalacaktır, bu fırsat bir daha ele geçmez!”
Saray ve hükümetin çaresizliği karşısında Türk insanının mizah gücü muhteşem!

VE İFTAR SÖMÜRÜSÜ
Sevgili okurlarım, ramazan ayında din ticareti ve din sömürüsü yine zıpladı.
Zıplayış bu yıl daha da fazla çünkü önümüzde seçim var.
A'dan Z'ye bütün Tayyipgiller ekibi seçime kadar her gece iftar ve sahur sofralarında boy gösterecek.
Başta Hürriyet, Milliyet, Sabah olmak üzere bütün yandaş gazetelerin birinci sayfasında dün fotoğraflı bir haber yer alıyordu.
Recep Bey ve Eminanım Ankara'da bir ailenin evinde iftar sofrasına konuk!
Hepsi yerde oturuyor!

* * *

Bu propaganda çalışmasının nasıl yapıldığını size kısaca anlatayım.
Önce yandaş bir aile bulunur.
İftar günü saptanır… Polisler evin çevresinde geniş önlem alır.
Eve yiyecek içecek taşınır, yer sofrası donatılır.
Öyle ya, masrafları ev sahibi aile karşılayacak değil yani!
Sonracığıma yandaş medyaya talimat verilir:
“Sayın Cumhurbaşkanımız (veya Başbakanımız) şu gün şu saatte falanca aile ile iftar açacaktır. Tarafımızdan servis edilecek fotoğrafların birinci sayfadan kullanılması gerekmektedir!”
Yer sofrasına topluca çökülür, fotoğraflar çekilir ve derhal servis edilir ve medyada çıkması sağlanır.
İş bitmiştir!
Bu olay her ramazan ayında ve çeşitli illerde birkaç kez tekrarlanır.
Amaç dinimizi kullanarak müminlerden oy devşirmektir.

* * *

Orman Bakanı önceki gece Niğde'de idi. Sahur zamanı geldi…
Ve Bakan Bey tam da sahur vakti temel atma (!) töreni yaptı!
Atılan bir temel falan yoktu…Elinde Recep Bey'in bir kitapçığı vardı, onu göstere göstere kürsüye çıkıp nutuk verdi, dinimizin kutsallığını anlattı.

* * *

İftar ve sahur saatlerinde düzenlenen göstermelik törenler, okunan dualar, sonra görkemli sofralara kurulup açlık giderme seansları…
Sahurda temel atma törenleri…
Camilerin içine kurulan iftar sofraları…
Gelen fakir fukara Müslümanların önünde birer simit, kola, ayran ve birkaç zeytin…
Beyefendilerin ve hanımefendilerin sofralarında ise sadece kuş sütü eksik.

* * *

Belki dikkatinizden kaçmıştır diye söyleyeyim…
Fakir fukara müminler için genelde yer sofraları kuruluyor. Onlar yere çöktürülüyor.
Oysa Tayyipgiller ekibinin sosyetik ve varlıklı kesimi, kendi iftarlarında yere çökmüyor.
Hepsi karınlarını masada doyuruyor!
Örneğin sarayda, beş yıldızlı otellerde, ya da lüks restoranlarda yere oturtulan kimse yok, hepsi masada…

* * *

Sevgili okurlarım, biz Türkiye'de bu inanılmaz din sömürüsüne her ramazan ayında tanık oluruz.
Bu ramazanda sömürü arttı, bayrama kadar daha da artacak çünkü önümüzde seçim var.
Fakir fukara Müslümanlar kendilerinin nasıl sömürüldüğünü çoğu zaman (ne yazık ki) anlamaz.
O sosyetik beylerin ve hanımların kendilerini nasıl kullandığının, onların sırtından nasıl oy devşirmeye kalkıştığının da çoğu zaman farkına varmaz.
Müminler oynanan bu oyunların bilincine bir varsa, biraz olsa uyansa, Türkiye'de çok şey değişecek ama olmuyor işte!
Reklamlar

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Lütfen dikkat....Devamını okuyun!