Reklamlar

Saçının teli için servet dökülürdü, cenazesini beş kişi kaldırdı

Geride eski İstanbul’un Arnavut kaldırımı sokaklarındaki topuk sesleri ve çoğu siyah- beyaz filmleri kaldı.

15 Mayıs 1944’te Mersin’de dünyaya gelen Birol Işın’ın filmlere konu olacak bir yaşam öyküsü var. Küçük yaşta ailesini yitirince akrabalarının yanında kalan Işın sinemayla Adana’ya çekim için giden bir film ekibi sayesinde tanıştı. Gördüklerinen etkilenince film yıldızı olmak için 1958 yılında İstanbul’a geldi. Hem de yaya olarak.

Henüz 15 yaşında olan Işın, soluğu Beyoğlu’nda bir otelde aldı. İstanbul’a gelişinin hemen ertesi gün bir film şirketinin kapısında bekleyip sete giden bir minibüse gizlice bindi. Bu deneyim onun sinemanın büyüsüne iyice kapılmasına yol açtı. 1968 yılında Türkiye’de ilk yerli fotoromanı yayınlayan Birol Işın, Elziliş ve Diriliş gibi filmleri yönetti.

Işın’ın trajedisi aslında yıllar önce başladı. Oğlu Finlandiya’ya kızı da Almanya’ya yerleşen Işın eşinden de ayrılınca bunalıma girdi. Ekonomik durumu da kötüye giden Işın 2005 kışında sokakta donmak üzereyken bulundu.

Ona Kayışdağı Darülaceze Müdürlüğü’nü sahip çıktı. 2007’de Yaşam Evleri projesi kapsamında Beyoğlu Sururi Mahallesi’ndeki bir apartmanın giriş katındaki evine yerleştirildi. Kızı arayıp bulamayınca polise haber verdi ve cansız bedeni bulundu.

Toprağa verildiğinde cenaze töreninde sadece 10 kişi vardı.
Reklamlar

Bakmadan Geçme!

KAPAT
CHP'de Genel Başkan kim olsun? İşte yapılan son anket!